• DOLAR
    5,3105
    % 0,10
  • EURO
    6,0449
    % 0,25
  • ALTIN
    226,9891
    % 0,19
  • BIST
    104.330
    % 1,11
HTŞ Emirinden Sivil Kadına Tecavüz

HTŞ Emirinden Sivil Kadına Tecavüz

HTŞ Emirinden Sivil Kadına Tecavüz


İdlib bölgesinde yönetimi elinde bulunduran HTŞ Sokak çetesi gibi davranmaya devam ediyor.

HTŞ milislerinin kendi aralarında konuştukları telsiz konuşmaları sosyal medyaya sızdırıldı. Konuşmalarda HTŞ emirlerinin bir kadınla zina eden diğer bir emirin durumunu konuştukları anlaşılıyor.

Ebu Esir adındaki tecavüzcü emirin durumunu görüşmek için aralarında konuşan emirler, tecavüze uğrayan kız ve ailesinin yanında olduklarını ve Ebu Esir’i öldürmek istediklerini aktarıyor. Bunun üzerine karşıdaki emirin “Niye öldürüyorlar orta bir yol buluruz” demesi akıllara Yahudilerin hallerini getiriyor. 

Allah’ın şeriatını sırtlarının arkasına atıp demokratik ve kendi hevaları ile insanlara hükmeden bu topluluğun Allah’ın şeriatı için savaştığını iddia etmesi sadece kendi tebaasını kandırmak için onları elinde tutmak için dillendirdiği bir yalandan başka bir şey değildir. 

Ellerindeki onca toprağa rağmen daha ne bekliyorlar peki? 

Konunun daha iyi anlaşılması için Seyyid Kutub’un Fizilalil Kuran tefsirinden Maide 41, 42 ve 43. ayetlerinin tefsirini sizinle paylaşıyoruz.

“Bilindiği gibi Maide 41, 42, 43 ayetlerinin zina, hırsızlık vb. türden -niteliklerine ilişkin farklı rivayetler bulunan- birtakım suçlar işlemiş olan kimi Yahudiler hakkında indiği söylenmektedir. Bu suçların cezası, Tevrat’ta bellidir.

Ancak Yahudiler başlangıçta bu cezaları aralarındaki aristokratlara uygulamak istemedikleri için, Tevrat’ın hükümlerini uygulamak yerine kafalarına göre bazı hükümler belirlemişlerdi. Yahudiler bir süre sonra, çemberi daha da genişleterek tüm Yahudileri bu uygulama kapsamına aldılar ve Tevrat’taki tazir cezalarının yerine kendilerinin belirledikleri birtakım cezalar ikame ettiler.

“Size şöyle bir fetva verilirse ona uyun, eğer başka bir fetva verilirse ona kulak asmayın.” Saçmalık, anlamsızlık, ayrıca Allah’a ve peygamberine karşı yükümlülüklerinde umursamazlık konusunda bu denli ileri gitmişlerdi. Aslında bu, belirli bir zaman sonra yürekleri taşlaşan, yüreklerinde imanın sıcaklığı kaybolan, yüreklerindeki iman ışığı sönen her “kitap ehli”ne genellenebilecek bir tablodur.Bu duruma gelenler için, inançlarından, şeriatlarından ve getirilen yükümlülüklerden kurtulabilmek, bir amaç haline dönüşür. Söz konusu kimseler artık, bu amaçlarını gerçekleştirebilmek için çeşitli yollara başvururlar. Kendileri için bir çıkış yolu, bir hile bulabilme umuduyla, fetva aramaya koyulurlar. Nitekim günümüzde de, “dudaklarının ucuyla inandık diyen, ama yürekleri iman etmemiş olan” Müslüman yaftalı kişilerin tutumlarında da aynı durum göze çarpmıyor mu? Dini uygulamak değil de, sadece bir kılıf bulabilmek için fetva peşine düşmüyor mu onlar da? Yine onlar da, kendi isteklerini sabitleştirebilmek, onları onaylayabilmek için, gerektiğinde dini bir kalemde silip bir kenara atmıyorlar mı? Dinin, gerçeği dile getirmesi, en doğru hükmü vermiş olması, aslında bu tür insanlar için bir anlam ifade etmemektedir.

Bugün de yaşanan şey aynı olgudur. Yüce Allah’ın, İsrailoğulları’nın durumunu bu denli geniş, bu denli ayrıntılı bir biçimde anlatmasının nedeni de bu olmalıdır. Yüce Allah, tüm bu anlattıklarıyla “Müslüman” kuşakları uyarmak istemektedir. Uyanık Müslümanların, doğru yoldan sapmalarına neden olabilecek tutumlar konusunda gözlerini dört açmaları için, özenle dikkat çekmektedir.

Yüce Allah, küfürde birbirleriyle yarışan, bin bir türlü entrika ve komplo peşinde olan söz konusu kimseler hakkında, peygamberimize şöyle buyuruyor: Onların küfürde yarışmaları, seni üzmesin. Onlar bozgunculuk peşindedirler. Aslında içinde bulundukları durum, bozgunun ta kendisidir.

Bu durumda, senin yapabileceğin bir şey yoktur. Onlar bozgunculuk peşinde koştukları ve bu doğrultuda hareket etmekte direttikleri sürece senin, onları bu durumdan alıkoyman imkânsızdır: “Eğer Allah, birini saptırmayı dilerse sen, Allah’a karşı, onun için hiçbir şey yapamazsın.”

Onların yürekleri kir bağlamıştır. Ve Allah onların yüreklerini, bu pislikten arıtmak istememektedir. Onların yardakçıları da, bu pisliğe batmayı yeğlemiştir: “Allah, bunların kalplerini arıtmayı dilememiştir.”

Allah onları, dünyada rezil olmakla, ahirette de çetin bir azapla cezalandıracaktır: “Onlar için dünyada perişanlık vardır, ahirette de onları ağır bir azap beklemektedir.”

Sen onlardan sorumlu değilsin. Onların küfrü yeğlemeleri seni üzmesin. Onların bu durumlarına aldırma sen. Bu meselenin defteri kapatılmıştır artık.




FİZİLAL’İL KUR’AN – Seyyid Kutub

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Emir htş Tecavüz

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?