• DOLAR
    5,3105
    % 0,10
  • EURO
    6,0449
    % 0,25
  • ALTIN
    226,9891
    % 0,19
  • BIST
    104.330
    % 1,11
İSLAMİ HİLAFETE KARŞI HAÇLI KAMPANYASINA YARDIM EDENİN KÜFRÜNÜN AÇIK DELİLLERİ – 5

İSLAMİ HİLAFETE KARŞI HAÇLI KAMPANYASINA YARDIM EDENİN KÜFRÜNÜN AÇIK DELİLLERİ – 5

İSLAMİ HİLAFETE KARŞI HAÇLI KAMPANYASINA YARDIM EDENİN KÜFRÜNÜN AÇIK DELİLLERİ – 5

İslam Devletinin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Hicri 1437 yılında yayımlanan “İSLAMİ HİLAFETE KARŞI HAÇLI KAMPANYASINA YARDIM EDENİN KÜFRÜNÜN AÇIK DELİLLERİ” isimli kitabın ikinci bölümünün birinci Konusunun ikinci kısmını sizlerin okumasına sunuyoruz.

6-Allahu Teala’nın şu buyruğu: “Münafıklara müjde ver: Onlar için gerçekten acıklı bir azap vardır. Onlar, mü’minleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. İzzeti onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, bütün izzet Allah’ındır.” Nisa, 138-139.

İbn-i Cerir şöyle demiştir: “Allah, nebisine şöyle buyuruyor: Ey Muhammed! Mü’minleri bırakıp da bana karşı küfür ve dinimi inkar ehlini dost (yani yardımcı ve arkadaş) edinen münafıkları müjdele!
“İzzeti onların yanında mı arıyorlar?”: Yani şöyle diyor: Bana iman ehlini bırakıp da onları dost edinerek onların yanında korunma ve kuvvet mi arıyorlar? “Şüphesiz bütün izzet Allah’ındır.” Yani şöyle diyor: “Yanlarında izzeti arayıp da kafirleri dost edinenler zelil ve küçük olanlardır. Mü’minleri dost edinip de izzeti, korunmayı, desteği, izzet ve koruma kendisinin olan, dilediğini izzetlendiren, dilediğini zelil kılan, kendilerini izzetlendirip koruyacak Allah’ın katından umsalardı ya!”. Taberi Tefsiri, C:9, S:319.

Şu ayette olduğu gibi:
7-Allahu Teala’nın şu buyruğu: “Münafıklık edenleri görmüyor musun ki, Kitap Ehlinden inkâr eden kardeşlerine derler ki: ‘Andolsun, eğer siz (yurtlarınızdan) çıkarılacak olursanız, mutlaka biz de sizinle birlikte çıkarız ve size karşı olan hiç kimseye, hiç bir zaman itaat etmeyiz. “Eğer size karşı savaşılırsa elbette size yardım ederiz.’ Oysa Allah, şahidlik etmektedir ki onlar, gerçekten yalancıdırlar.”Haşr 11.
Şeyh Süleyman bin Abdullah şöyle demiştir: “Eğer müşriklere yurtlarından çıkarılacak oldukları takdirde onlarla bir olacakları, yardım edecekleri ve onlarla birlikte çıkacaklarına dair nifaklarından ve küfürlerinden dolayı yalan da olsa gizlice vaatte bulunanların hali bu ise bunu samimi olarak ortaya koyanın hali nedir?” Ed-Dureru’s Seniyye fi’l Ecvibeti’n Necdiyye, C:8, S:138.

8-Allahu Teala’nın şu kavli: “Onlardan çoğunun inkâra sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazaplandı ve onlar azapta ebedi kalacaklardır. Eğer Allah’a, peygambere ve ona indirilene iman etselerdi, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu fasık olanlardır.”Maide, 80-81.

Kafirlere tevelli edenlerin küfrüne iki yönden işaret etmektedir:
Birinci Yön: Onlar hakkında şöyle buyurmuştur: “ve onlar azapta ebedi kalacaklardır.” Bu, kafirin çekeceği azabın sıfatıdır. Şeyh Süleyman bin Abdullah şöyle demiştir: “Allahu Teala, sırf kafirleri dost edinmenin, insan korkmuş bile olsa şartlarına uygun olarak ikrah hali olması dışında Allah’ın gazabını ve ebedi olarak azapta kalmayı gerektirdiğini zikretmiştir.” Ed-Dureru’s Seniyye fi’l Ecvibeti’n Necdiyye, C:8, S:128.

İkinci Yön: Şöyle buyurdu: “Eğer Allah’a, peygambere ve ona indirilene iman etselerdi, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu fasık olanlardır.” Şeyhu’l İslam İbn-i Teymiyye şöyle demiştir: “Bir şart cümlesi zikretmiştir ki bu cümle şart bulunduğu takdirde şart koşulan şeyin de varlığını gerektirir. Bu cümlede gelen “eğer” kelimesi şartın mevcut olmaması durumunda şart koşulan şeyin de olmamasını gerektirir. Şöyle buyurdu: “Eğer Allah’a, peygambere ve ona indirilene iman etselerdi, onları dostlar edinmezlerdi.” Bu bahsi geçen imanın, onları dost edinmeyi nefyettiğine delildir. Tersi de aynı şekildedir. İman ve onları dost edinmek kalpte bir arada bulunamaz.”. Mecmu’l-Fetava, C:7, S:17

Şeyh Süleyman bin Abdullah şöyle demiştir: “Allahu Teala kafirleri dost edinmenin Allah’a, peygambere ve peygambere indirilene zıt olduğunu zikretmiş sonra da bunun sebebinin, çoğunun fasık olması olduğunu haber vermiştir. Başına felaket gelmesinden korkanla korkmayanın arasını ayırt etmemiştir. O mürtedlerin çoğunun dinden dönmelerinden önceki halleri işte böyledir. Çoğu da fasıktır. Bu, kafirleri dost edinip İslam’dan dönmeye yol açmıştır. Bundan Allah’a sığınırız.”. 3 Ed-Dureru’s Seniyye fi’l Ecvibeti’n Necdiyye, C:8, S:129

9-Allahu Teala’nın şu buyruğu: “İnkâr edenlerin bazıları bazılarının velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.”Enfal, 73

Bu da kafirlere tevelli edenlerin küfrüne iki yönden işaret etmektedir:
Birincisi: Şu kavli: “İnkar edenlerin bazıları bazılarının velileridir.” Kim onları dost edinirse “bazıları” sözü kapsamındadır. Aynen Allahu Teala’nın Yahudiler ve Hıristiyanlar hakkında “bazıları bazılarının dostlarıdırlar” buyruğundaki gibi.

İkinci Yön: “Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” Fitne kelimesi Kur’an’da çeşitli manalarda gelmiştir. Bu manalardan bazıları şunlardır: Şirk, küfür. Allahu Teala’nın şu kavlinde olduğu gibi: “(Yeryüzünde) Fitne (Şirk) kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın.”Bakara, 193. Ve şu kavli: “Onun emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden… sakınsınlar.”Nur, 63.
İbn-i Kesir şöyle demiştir: “Allahu Teala’nın “Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur” kavlinin manası şudur: Müşriklerden uzak durup mü’minleri dost edinmezseniz insanlar arasında fitne çıkar. Bu da işin içinden çıkılmaz hale gelip mü’minlerin kafirlere karışması, insanlar arasında fesadın yayılması demektir.” İbn-i Kesir Tefsiri, C:4, S:98.

Şeyh Abdullatif bin Abdurrahman bin Hasan Al-i Şeyh şöyle demiştir: “Kur’an’da onlara muvalat ve tevelli hususunda nehyin gelmesi ve bu konudaki aşırı sert tutum, ilkelerin temelinin şu olduğuna delildir: “Allah düşmanlarını boykot etmeden, onlara düşmanlık beslemeden, onlara karşı cihad etmeden, onlardan beri olmadan kişinin tevhidinde istikamet de yoktur sebat da. Allah’a yaklaşmak onlardan nefret edip onları kötülemekle olur. Allahu Teala -dostluğu Mü’minler arasında kılıp da kafirlerin de bazılarının bazılarının dostu olduğunu bildirdiğinde- şöyle buyurmuştur “Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur” buyurmuştur. ‘Fitne’ hiç şirkten başka bir şey, ‘büyük bozgunculuk’ da tevhid ve İslam bağının çözülmesi, Kur’an’ın hakim kıldığı hükümler ve düzenin kopmasından başka bir şey midir?” Ed-Dureru’s Seniyye fi’l Ecvibeti’n Necdiyye, C:8, S:324.

10-Allahu Teala’nın şu kavli: “Ey iman edenler! Siz eğer kâfir olanlara uyarsanız, sizi topuklarınız üstünde gerisin geriye çevirirler. O zaman büsbütün kaybedersiniz. Hayır! Sizin mevlanız Allah’tır. O, yardım edenlerin en hayırlısıdır.” Al-i İmran, 149-150

Şeyh Süleyman bin Abdullah Al-i Şeyh şöyle demiştir: “Allahu Teala, mü’minlerin kafirlere itaat ettikleri takdirde, kafirlerin kendilerini topukları üzere gerisin geri İslam’dan çevirmelerinin kaçınılmaz olduğunu, küfür dışında kendilerinden sadır olacak hiçbir şeye ikna olmayacaklarını, mü’minler bunu yaptıkları takdirde dünyada ve ahirette kaybedenlerden olacaklarını haber vermiştir. Onlardan korktular diye onlara uyup itaat etmelerine ruhsat vermemiştir. Gerçek işte budur. Kafirler, kendilerinin hak üzerine olduklarına şehadet etmedikleri, Müslümanlara karşı düşmanlık ve nefret gösterip onlardan el çekmedikleri sürece kendilerine uyanlardan razı olmazlar.

11-Allahu Teala’nın şu kavli: “İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde siz şeytanın taraftarlarına karşı savaşın. Çünkü şeytanın hilesi zayıftır.”2.
Allahu Teala, inkar edenlerin tağut yolunda savaştıklarını ve şeytanın dostları olduklarını ortaya koymuştur. Kim de onlarla birlikte savaşırsa bu sıfatlarda onlarla ortaktır. Ayet, Müslümanlara karşı savaşlarında herhangi bir şekilde kafirlere yardım eden kimsenin şeytanın dostlarından olduğuna işaret etmektedir.

12-Allahu Teala’nın şu kavli: “Onlara, kendisine âyetlerimizi sunduğumuz o adamın kıssasını da anlat; âyetlerden sıyrılıp çıktı, derken onu şeytan arkasına taktı, en sonunda da helak olanlardan oldu.”A’raf,175.

İbn-i Cerir senediyle İbn-i Abbas’tan rhm şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Musa as ve yanındakiler (zorbalara karşı savaş için) yola çıkınca Belam bin Baura’nın amcaoğulları ve kavmi kendisine gelerek şöyle dediler: “Musa sert bir adamdır ve yanında da çok asker var. Eğer bize üstün gelirse bizi helak eder. Allah’a dua et de Musa’yı ve yanındakileri geri çevirsin.” O şöyle dedi: “Eğer ben Musa’yı ve yanındakileri geri çevirsin diye Allah’a dua edersem dünyam da ahiretim de (boşa) gider. Israr etmeleri üzerine onlar (Musa n ve beraberindekiler) aleyhine dua eder. Allah da onu üzerine olduğu şeyden (imandan) sıyırmış-uzaklaştırmıştır. Onun bu hali Allahu Teala’nın şu kavlinde şöyle geçer: “O, bundan sıyrılıp-uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.”A’raf, 175
O, burada kafirlere sadece dua ile yardım etmişti. Bu, Allah’ın ayetlerinden sıyrılmaktı. Peki bundan (duadan) daha fazlasıyla (kafirlere) destek olanın hali nasıldır?!

13-Allahu Teala’nın şu kavli: “İnkâr edenler, Beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini mi sandılar? Gerçekten Biz cehennemi kafirler için bir durak olarak hazırlamışız.”Kehf,102.

Allahu Teala, muvahhid kullarının asla kafirlere tevelli etmeyeceklerini ortaya koymuştur. Kim bunu yaparsa Allah ona cehennemi hazırlamıştır. Oraya kınanmış ve kovulmuş olarak gider.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?