• DOLAR
    5,3105
    % 0,10
  • EURO
    6,0449
    % 0,25
  • ALTIN
    226,9891
    % 0,19
  • BIST
    104.330
    % 1,11
Tağuti Sistemlerde Askerliğin Hükmü – 3

Tağuti Sistemlerde Askerliğin Hükmü – 3

Tağuti Sistemlerde Askerliğin Hükmü – 3

İslam Devleti’nin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Recep 1437 tarihinde, Konstantiniyye dergisinde yayımlanan “KÜFREDENLER İSE TAĞUTUN YOLUNDA SAVAŞIRLAR TAĞUTİ SİSTEMLERDE ASKERLİĞİN HÜKMÜ – 2” isimli makalenin ikinci kısmını sizlerin okumasına sunuyoruz.

6-İnsanları, Allah’ın Haramlarına Zorladıkları Ve Helallerini De Yasakladıkları İçin İslam Milletinden Çıkmaktadırlar:
Allah’ın haram kılmamış olduğu şeyleri haram kılan veya helal kılmamış olduğu şeyleri helal kılanlar Allah’ın yasalarına rağmen şeriat koymuş olurlar. Allah’ın şeriatı varken onun şeriatından yüz çevirip başka şeriatlar koyanlar kâfir ve tağutlardır.

“Sonra da seni emirlerden oluşan bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva veheveslerine uyma.” [Casiye, 18]

“Yoksa Allah’ın dinde izin vermediği bir hususu kendilerine kanun kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zalimler için elem dolu bir azap vardır.” [Şura, 21]

“Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.” [Maide, 44]

Allah’ın yasaklamamış veya serbest kılmamış bir hususu haram veya helal belirleyenler ilahlık iddiasında bulunan tağutlardır. Bunların yapmış oldukları kanunlar küfür kanunlarıdır. Bu tür kanunların hayata geçmesi için mücadele edenler elbette ki bu küfürden nasibi alanlardır.
Bunun için İbn-i Teymiyye r.h.m şöyle söylemektedir: “Bir insan, ne zaman üzerinde icma edilen bir haramı helal (serbest) veya üzerinde icma edilen bir helali haram (yasak) kılarsa veya üzerinde icma edilmiş olan şeriati değiştirirse bütün fakihlerin ittifakıyla İslam dininden çıkmış mürted ve kâfir olmuştur. ” (Mecmuu’l Fetava, C.3, Sh.267.)

Bu tür yasaları çıkartanlar kâfir ve mürted oluyorsa elbette ki bu kanunları icra edip halkı bu kanunlara uymalarını zorlayanlar evleviyetle kâfir ve mürted olurlar. Tağutlar, asker veya polislerin elleriyle, çıkardıkları kanunları hayata hâkim kılmaktadırlar. Bu kanunların teorisini milletvekilleri hazırlasalar bile bunları hayata hâkim kılan, insanları buna zorlayan ve uymayanları cezalandıran elbette bu polis ve askerlerdir.


7-Küfür Ortamlarında Bulunmaları:
Dinde bilinen meselelerden biri de, küfrün veya şirkin olduğu veya konuşulduğu ortamlarda bulunanlarda aynı cürümden nasibini almalarıdır. Nitekim Allah c.c Kur’an’ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır; “O, size Kitapta şunu indirdi: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz vakit onlar başka bir söze dalıncaya kadar yanlarında oturmayın. Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz. Doğrusu Allah münafıkları da kâfirleri de cehennem de bir araya toplayacaktır.” [Nisa, 140]

“Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz” yani onlar gibi kâfir olursunuz. Çünkü ikrah altında olmadığınız halde, onlarla birlikte oturdunuz ve onların söylediklerini reddetmediniz. Sizin onlarla birlikte oturmanız, onların din ile alaylarını ve küfürlerini kabul ettiğiniz yönünde açık bir işarettir. Küfre rıza ise, şüphesiz küfürdür.

İbn-i Cerir Et Taberi r.h.m şöyle der: “Sizde onlar gibi olursunuz.” Yani eğer siz Allah’ın ayetlerini inkâr eden veya onunla alay edenlerle beraber oturur ve onları dinlerseniz sizde onlar gibi olursunuz. Yani eğer siz onların yanından kalkmazsanız, onların yaptıklarında onlar gibi olursunuz. Onlar Allah’ın ayetleriyle dalga geçip Allah’a isyan ettikleri gibi sizlerde, Allah’ın ayetleri inkâr ve alaya alındığını işittiğiniz halde yanlarında oturarak Allah’a isyan ettiniz. Onların Allah’a yapmış olduğu isyan çeşidiyle, sizde Allah’a isyan ettiniz. Sizler günahı yüklenmekle ve Allah’ın nehyettiği şeyleri yapmakla onlar gibi olursunuz. (Taberi Tefsiri, C.9, Sh.320-322.)

Kurtubi r.h.m bu ayetin tefsirinde şöyle der: “Sizde onlar gibi olursunuz” bu ayet, günahkârlardan günah açığa çıktığı vakit onlardan uzaklaşmanın vacipliğini ifade ediyor. Çünkü bunlardan sakınıp uzaklaşmayan onların yaptıklarından razı olmuştur. Küfre rıza ise küfürdür.“Sizde onlar gibi olursunuz” kim günahların işlendiği bir meclise oturur ve onları inkâr etmezse onların işlemiş olduğu suçta onlarla eşittir. Bir günah işledikleri ve günah bir söz kullandıkları vakit onları inkâr etmesi gerekir. Eğer onları inkâr etmeye güç yetiremezse, bu ayetin ehlinden olmaması için oradan kalkıp gitmesi gerekir. (Kurtubi, C.5, Sh.418.)

İbn-i Kesir r.h.m şöyle der: “Size ulaştıktan sonra nehyedileni işlediğinizde, Allah’ın ayetlerinin küfredilip alaya alındığı, noksan görüldüğü bir yerde onlarla birlikte oturmaya razı olduğunuzda ve bu konuda onlara ses çıkarmadığınızda; onların içinde bulunduğu duruma onlarla birlikte siz de ortak olmuşsunuz, demektir. Bunun içindir ki Allahu Teâlâ, “Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz” buyurmaktadır.” (İbn-i Kesir Tefsiri, C.2, Sh.435.)

Beğavi, Tefsirinde der ki: “Siz de onlar gibi olursunuz” yani, onlar alay ederken ve eğlenirken onlarla oturur ve bunu kabullenirseniz, artık siz de onlar gibi kâfir olursunuz.” (Beğavi Tefsiri; C.2, Sh.301.)

Âlimler, herhangi bir günahtan razı olan kişinin, aynen o günahı işleyen gibi olduğu konusunda bu ayetler ile delil getirmişlerdir. Kişi, kalben bundan hoşlanmadığını iddia etmesi kabul edilmez; çünkü hüküm zahire göre verilir. Küfrü izhar eden kişi, kâfir olur. Eğer razı değilsen oradan ayrılıp gitmen lazım. Eğer ayrılıp gitmiyorsan demek ki ondan razısındır.
Günümüz tağuti düzenlerin karargâhlarında yüzlerce küfür ve şirk işlenmektedir. Bunların ölçüleri kuran ve sünnet olmadığı için bunlardan her an şirk veya küfrün çıkması çok olağandır. Bunlarla beraber olanlar nice küfür ve şirk ortamına şahit olup ister istemez bunu dinlemektedirler. Bu tağuti sistemlerin bazılarında -haşa- “Allah yok peygamber izne çıkmıştır” gibi küstah yazılar da bulunmaktadır. Allah ve Peygambere hakaretlerden tutun dine her türlü saldırı ve hakaretleri bu tağuti düzenlerin karargâhlarında şahit olmak çok kolaydır. Dolayısıyla bu tür ortamlara şahitlik edip buna sessiz kalanlar da bu küfürleri işleyenler gibi kâfir olurlar.

Dolayısıyla bu tür küfür ve şirk yuvalarında kalanlar hiçbir şirk ve küfre bulaşmasalar bile sırf o ortamda kalmaları bile onların müşrik veya kâfir olmasına yeterlidir.

Sadece küfür ve şirkin işlendiği bir ortamda bulunmak insanı İslam dininden çıkartıyorsa bir asra yakındır bütün gücüyle İslam’la, Müslümanlarla ve İslam şeriatıyla aleni bir şekilde mücadele eden bir kuruma hizmet etmek ve onların bir neferi olmak insanı evleviyetle İslam milletinden çıkartır. Bir asra yakındır bu sistemin kurucularından tutun devam ettiricilerine kadar tümü, hemen hemen her platformda şeriattan ne kadar nefret ettiklerini, en ehem işlerinin irtica adı altında İslam diniyle mücadele olduğunu hiç çekinmeden dile getirmektedirler.

Halen de namaz kılan veyahut ailesinden herhangi birisi başı örtülü olan birisine askeri rütbe ve görev vermemektedirler. Bu kadar İslam’a düşman olan bir kurumda görev almak veya bunlara hizmet etmek küfrün ve şirkin en açığıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?