• DOLAR
    5,3105
    % 0,10
  • EURO
    6,0449
    % 0,25
  • ALTIN
    226,9891
    % 0,19
  • BIST
    104.330
    % 1,11
HTŞ Çelişkileri – 1

HTŞ Çelişkileri – 1

HTŞ Çelişkileri – 1

HTŞ’nin iç yüzünü ve çelişkilerini gösterecek ‘HTŞ Çelişkileri’ silsilesini sizlerin istifadesine sunuyoruz.

BÖLÜM 1 – ‘Şam’ı Özgürleştirme Heyeti’ ismi

Tercüme edilen video Moata Haber Ajansından alınmıştır.

İdlib bölgesinde hâkimiyet süren Türk İstihbaratı destekli HTŞ her zaman söylediklerinin tersi ile amel etmesi biliniyor.

Şam’ı özgürleştirme heyeti” ismi, milislerin düştüğü ilk çelişki olarak addedilir. “Özgürleştirme” kelimesinin olmasına rağmen, milisler isminin değiştirildiğini ilan ettiklerinden beri hiçbir yeni bölgeyi özgürleştirmediler.

Ayrıca özgürleştirmek, Allah’ın şeriatının hâkim kılınması ile yerine getirilen bir eylemdir. Aksi takdirde güvenliği sağlanmış birçok küfür diyarları bizim için esir ve tutsaktır ve Allah’ın şeriatı ile özgürleştirilecek şehirlerdir.

Bir toprak parçasına sahip olup orada Allah’ın şeriatının dışında hükümlerin yürürlükte olması özgürlük değil, aksine bir zalimden başka bir zalime esir düşmesi demektir.

Zira Rabi’ bin Âmir (r.a) Kadisiye savaşında İran komutanı Rüstem’e söylediği gibi ”Bizler insanları kulluğa kulluktan çıkarıp yalnızca bir tek Olan Allah’a kul olmaya davet ediyoruz. Onları dünyanın karanlıklarından çıkarıp, dünyanın ve ahiretin genişliklerine batıl dinlerinin zulmünden kurtarıp İslam adaletine ulaştıralım diye çabalıyoruz.”

Sahabenin dediği gibi Allah’ın şeriatı dışındaki kanunlar batıl dinlerdir ve insanlara zülüm eden adaletsiz yapılardır. Bunların Müslümanlar tarafından ortadan kaldırılıp Allah’ın şeriatı ile özgürlüğüne kavuşturulması gerekir.

Çelişkiler kısmında İse HTŞ milislerinin özgürlükten anladıkları Nusayri bir tağutu devirip yerine Sünni bir tağut getirmek. Buradaki eylemler özgürlük değil aksine zulmün ve işgalin devam etmesidir.

HTŞ, adındaki özgürleştirme kelimesi ile Suriye topraklarında Bir yerleri kazanabilmiş değil, aksine elinde bulunan toprakları Nusayri rejime teslim edip tüm gruplarla beraber İdlib bölgesine sıkışmıştır.

Buna ek olarak; Halep, Dımeşk, Guta, Kalemun, Suveyda, Der’a, Kuneytera, Haleb, Humus ve Hama gibi birçok bölgede yayılmış iken diğer muhalif milislerle beraber İdlib bölgesinde varlığı sınırlandı.

Geri çekilirken sadece hafif silahları ile çekilen gruplar arkalarında Nusayri rejime çok büyük silah depoları bırakmayı ihmal etmediler. O silahların Müslümanlara doğrultacağını bile bile, depoları imha etmek yerine Nusayri rejime Müslümanların beldelerini bombalaması için teslim ettiler.

Yine bu milislerin Şam kelimesini seçmesi, komutanları üzerinden birçok yerde savaşının sadece Suriye ile sınırlı olduğuna dair yapmış oldukları açıklamalarla çelişmektedir. Oysa Şam, başka devletleri ve mıntıkaları da kapsamaktadır.

HTŞ milisleri komutanları defalarca Avrupa’nın ve ABD’nin kendilerini tehdit olarak görmesini eleştirmiş ve kendi savaşlarının sadece Suriye ile sınırlı olduğunu, Suriye dışında hiçbir ülkede saldırı veya bir oluşuma gitmediklerini ve onlar için tehdit oluşturmadıklarını dile getirmişlerdi.

Bu nasıl bir dindir ki size sadece Suriye için savaşmanızı emrediyor? Bu, din uğruna verilmiş bir savaşın değil, Vatan ve Milliyetçilik uğruna savaşanların sloganlarıdır.

Yine Şam kelimesinin kapsadığı topraklar; Nil nehrinin doğu tarafından Fırat nehrinin alt kısmını içine alan bir bölgedir. Yani buralara Filistin, Sina, Suriye, Anbar Lübnan, Ürdün, Türkiye’nin bazı bölgeleri girmektedir.

Ama HTŞ milisleri Suriye ile sınırlı kalmayı tercih edip adlarına Şam kelimesini ekleyerek bazı grupların sempatisini toplamaya çalışmaktadır.

HTŞ’nin isminde kullandığı Şam ve özgürleştirme kelimeleri; bünyesindeki özellikle yabancı savaşçıları barındırmak ve bu savaşçıları kaybetmemek için yapılan siyasi bir harekettir. Yoksa bilindiği üzere HTŞ, Türk istihbaratının Suriye kolu olmuş ve tağut Türkiye’nin ayak işlerini yürüten milisleri barındıran bir kurum haline dönüşmüştür.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

3 yorum

  1. neleri dogru ki isimleri dogru olsun cihadın yahudileri isimlerini benikureyza yapsınlar daha uygun olur çelişkide de kalmazlar

  2. Bunlar, usame bin ladin, ebu musab ezzerkavi gibi değerli insanların adını da kullanarak rant sağlamaya çalışıyorlar. Oysa o insanlar (bu htş nin yaptığı gibi) hiçbir zaman kafirlerle işbirliği içine girmediler.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?